28 Kasım 2016 Pazartesi

İnterrail'a Giriş 101

Konu Avrupa'da ekonomik seyahat ise, herkesin dilindeki İnterrail hakkında daha fazla bilgi edinmek elzem bir ihtiyaçtır. İnterrail, Avrupa tren işletmelerinin ortak olarak hazırladıkları ve sizin tek bir tren bileti ile Avrupa sınırları içerisinde seyahat etmenizi sağlayan programdır. Kısaca bu şekilde tanımlayabileceğimiz İnterrail için daha ayrıntılı bilgi ve güncel bilet fiyatlarına buradan ulaşabilirsiniz.Size uzun uzun İnterraili anlatmaktansa, linkten ulaşabileceğiniz ancak oldukça kafa karıştıran bazı terimleri açıklamak ve püf noktaları ile seyahatinizi nasıl daha kolay hale getirebileceğinize yoğunlaşmak istedik. Hemen aşağıda bu terimleri ve püf noktalarını bulabilirsiniz.

  • İnterrail biletiniz üzerine attığınız ilk tarihten itibaren başlar.
  • Flexi olayı: Bu olay İnterrailda en kafa karıştıran noktadır. Örnekler üzerinden gitmek gerekirse; diyelim ki "15 günde 5" flexi bilet satın aldınız. (Yani 15 gün süre içinde 5 gün tren kullanma hakkına sahip olursunuız). İlk kez tren kullandığınız tarihte 15 günlük bilet süreniz başlar ve 1 pass(gün) hakkınızı kullanmış olursunuz, dolayısı ile geriye önünüzdeki 14 gün içerisinde kullanılmak üzere 4 pass hakkınız kalır.
  • 7-4 kuralı: Eğer flexi bir bilete sahipseniz bu kural sizin için pass kurtarıcı olacaktır. Kural basit, eğer bindiğiniz tren 19.00'dan sonra kalkıyor ve gideceği yere 4.00'ten sonra varıyorsa, biletinize sadece ertesi günün (varış günü) tarihini atın. Örnek olarak; Venedik'ten bindiğiniz 20.00 treni Münih'e ertesi gün 7.00'da varıyorsa, biletinize sadece Münih'e varacağınız tarihi atmanız yeterli. Bu kural ile tek trende iki pass harcamanın önüne geçiliyor. Unutmadan söylememiz gerekiyor ki, bu kural sadece direkt trenler için geçerlidir. Örneğimize dönersek, eğer Venedik'ten kalkan trenimiz gece 1.00'de İnnsburck'da aktarma yapmanızı gerektiriyor ise bu yolculuk için 2 pass kullanmanız gerekir.
  • Bilet üzerine yazmanız gereken tarihleri kondüktör kontrolünden önce yazmalısınız. Aksi halde ceza ödemek zorunda kalabilirsiniz.
  • Biletin alt kısmında bulunan ve nereden nereye seyahat ettiğinizi yazmanız gereken kısmı boş bırakabilirsiniz. Kimse bu kısım ile ilgilenmez.
    İnterrail pass ve Renfe biniş kartı
  • İnterrail bileti size tüm trenlere ücretsiz binme hakkı vermez. Özellikle yüksek hızlı trenlere ekstra rezervasyon ücreti ödemek zorunda kalabilirsiniz. Hangi trenlerin rezervasyon gerektirdiğine ve tren zaman çizelgesine ulaşmak için Railplanner (IOS, Android ve Web) uygulamasını kullanabilirsiniz. Birkaç örnek vermek gerekirse; İspanya'da Renfe tarafından işletilen hızlı tren hatları için rezervasyon ücreti 10 Euro'ur. Ancak İtalya'da rezervasyon ücretleri 3 ila 10 Euro arasında değişir. Ancak teoride bu trenlere ödeme yapmak zorunda olsanız da, pratikte zaman zaman rezervasyonsuz da kullanmanız mümkün olabilir. İspanya için kaçış olmasa da,  özellikle İtalya trenleri için zaman zaman bu mümkün olabilmektedir. İtalya trenleri hakkında ayrıntılı bilgi için; Trenitalia
  • Rezervasyon işlemi ise oldukça basittir. Zaman zaman makineler üzerinden yapılsa da çoğunlukla gişelerden kolayca halledebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey gitmek istediğiniz yeri söylemek ve interrail biletinizi göstermek. Görevli size rezervasyon yaptığınızı belirten bir biniş kartı verecektir. (Bu kartların bazılarında koltuk numarası yazarken, bazılarında herhangi bir numara belirtilmez). Kondüktöre interrail biletiniz ile birlikte bu kartı da göstermeyi unutmayın.                                                İtalya için önemli not: biniş kartınızı peron başlarındaki makineye okutmazsanız, o kartı hiç almamışsınız gibi muamele görürsünüz.
  • Rezervasyonsuz olarak bineceğiniz trenlerde koltuk numarası bulunmaz. İstediğiniz yere oturun. Eğer sizin koltuğunuz başka birine satıldı ise, kalabalık hatlarda yere oturmak durumunda kalabilirsiniz, bu normaldir. Gönül rahatlığı ile oturun. (Genelde kısa hatlar yoğun olur).
İnterrail hakkında genel bilgilerimiz oluştuysa, önümüzdeki günlerde yayınlayacağımız yazılar ile iyiden iyiye İnterrail'a hep beraber hakim olacağız :). Adeta bir öğretmen edası ile yazıyı bitirirken ekliyoruz; aklınıza takılan bir soru varsa sormaktan çekinmeyin.


14 Kasım 2016 Pazartesi

Yurtdışı seyahatinde tasarruf : Yeme-İçme

Yurtdışı ve hatta yurtiçi seyahatlerinizde yemek içmek size önemsiz bir harcama kalemi gibi görünebilir ancak bu çok büyük bir yanılgıdır. Parça parça yaptığınız yemek harcamaları toplandıklarında seyahatinizi gereksiz sıkıntılara sokacak boyutlara ulaşabilirler. Bu yüzden yemek masraflarınızı bir miktar da olsa kısarak mantıklı kararlar vermek, seyahatinize yeni heyecanlar katmanıza yardımcı olabilir. Ancak unutmadan şunu kesinlikle vurgulamalıyız, gittiğiniz yerin kendine özgü yemeklerini muhakkak tadın, çünkü yemekler bir kültürü yaşamanın olmazsa olmaz unsurudur. Ama bu deneyimin haricinde kalan ve sadece yaşamınızı devam ettirmek için yediğiniz öğünlerde, bazı küçük noktalara dikkat ederek cebinizi rahatlatmanız mümkün. Sonuçta rahat cep beraberinde rahat bir kafa getiriyor ki, o da iyi bir seyahatin olmazsa olmazı :)
Tapas-Barcelona

Paella-Barcelona

  • Marketleri kullanın!

LIDL-Bulgaristan
Hemen hemen her ülkenin kendine özgü düşük fiyatlı ürünler satan (bizdeki BİM tarzı)  marketleri vardır. Bunları küçük bir araştırma ile internetten bulmak oldukça kolay. Örnek vermek gerekirse biz İspanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde LİDL, İtalya'da Conad isimli marketleri çok kullandık; fiyatları gayet uygundu. Ayrıca Carrefour, Dia gibi ülkemizden de bildiğimiz marketleri yurtdışında görmek mümkün. Tavsiyemiz bu marketleri haritanıza önceden kaydetmenizdir, Böylece ihtiyacınız olduğunda kolayca ulaşabilirsiniz. Bunlar size sadece ucuz alışveriş imkanı sunmazlar, ayrıca yerel halkın gündelik hayatına ve alışkanlıklarına da tanıklık etmenizi ve kendinizi yerel halktan biri gibi hissetmenizi sağlarlar. Marketten ayaküstü atıştırabileceğiniz bir şeyler alabileceğiniz gibi, mükellef bir sofra hazırlamak üzere de malzeme alabilirsiniz. Tabi burada ikinci madde  devreye giriyor.
















  • Mutfağı olan bir konaklama tesisi seçin!

Makarna hayat kurtarır (Prag)
Klasik bir otel yerine bir hostelde ya da bir evde konaklamayı tercih edebilirsiniz. Eğer hostelde konaklamaya karar verdiyseniz, hostelinizi seçerken size ortak kullanımlı bir mutfak sunup sunmadığına ve mutfağın içinde neler olduğuna dikkat etmelisiniz. Hostel aramalarınızı buradan yapabilirsiniz. Eğer mutfağın içeriği konusunda tesis yeterli bilgi vermediyse, yorumları okumak işinize yarayabilir. Öte yandan diğer seçenek olan ev kiralamayı tercih ettiyseniz ve evin tamamı size ait değilse, mutfak kullanımı hakkında ev sahibiniz ile önceden konuşmanızı tavsiye ederiz. Aksi halde ev sahibiniz mutfağı kullanmanıza izin vermeyebilir, bizden söylemesi. Mutfak konusunda unutmamamız gereken en önemli nokta yağ, tuz gibi bazı temel malzemeleri satın almak zorunda kalabileceğinizdir (masraf masraftır sonuçta).

  • Yolluk hazırlayın!

Gerek Türkiye'den çıkmadan önce, gerekse gittiğiniz ülkede muhakkak yanınızda yolluk olsun. Türkiye'den çıkmadan önce çantanıza atacağınız bir kaç paket kraker sizi havalimanının uçuk fiyatlı yiyeceklerinin şerrinden koruyacaktır. Diğer günlerde ise uygun bir marketten alacağınız yolluklarınız, bu marketleri bulamayacağız küçük kasabalardaki turist tarifelerinde hayatta kalmanızı sağlayacaktır.

  • Suya para vermeyin! 

Washington DC

Eğer çok hassas bir mideniz yoksa ve Amerika, Avrupa gibi içme suyu konusunda kirlilik problemi olmayan ülkelere seyahat ediyorsanız, suya para vermeyin. Çünkü bu ülkelerde her yerde kolayca bulabileceğiniz çok sayıda sebil(ya da hayrat mı desek o çeşmelere:) bulunur. Tavsiyemiz yanınıza koku yapmayacak bir şişe ya da termos götürün ve bedava suyun tadını çıkarın! Hatta şunu unutmayın ki, özellikle Avrupa'da bu suların tatları şişelenmiş suların tadından daha iyidir (en azından bizim damak zevkimize çok daha uygun).

  • Her şişeli suya güvenmeyin !

Oldu ki "Ben çeşme suyu içemem, bünyem çok hassas, kötü sürprizlerle karşılaşmak istemiyorum" diyorsanız yapacak bir şey yok marketin yolunu tutuyorsunuz. Amerika'da böyle bir problem yaşadığımızı hatırlamıyoruz ama Avrupa'da çoğu su gazlı! yani bizim mineralli su dediklerimizden. Her markete girdiğimizde varsa önceden alıp güvendiğimiz suları alır, yoksa bütün şişeleri çalkalar gazlı olmayanını arardık. Yani herkes sevmeyecek diye bir şey yok sonuçta ama damak tadı işte! Öyle kana kana içemiyorsunuz onları. Sizlere birkaç gazsız su önerimiz var...
İspanya-Lanjaron
İtalya-Conad


25 Ekim 2016 Salı

Düşük bütçe ile yurtdışında gezmek...

Eğer kısıtlı bir bütçeniz varsa ve yurtdışına seyahat edecekseniz, bazı küçük ip uçları sizi ve bütçenizi rahatlatabilir, yapmak istediğiniz başka harcamalarınız için fon oluşturmanıza katkı sağlayabilir. (Tabi bizim mantığımıza göre, seyahatten artan yine seyahate harcanlamalıdır!! :) ) Şimdi bahsedeceğimiz birkaç başlığa dikkat ederek, düşündüğünüzün çok daha altında maliyetlere, çok daha kaliteli ve kapsamlı bir seyahat yapmanız mümkün olabilir. O zaman başlayalım...

  • Seyahatinizi mümkün olduğunca erken planlayın!

Seyahat tarihlerinizin esnek olması size geniş bir hareket alanı sağlar, ancak günümüzde esnek tarih denen şey maalesef pek çoğumuz için mümkün olmuyor. Böyle bir durumda, en azından seyahatinizi birkaç ay öncesinden kesinleştirmek, size çok büyük bir avantaj sağlayacaktır. Seyahatinizi klasik olarak "cuma gidiş - pazar geliş" şeklinde planlamak yerine, salı ya da çarşamba gitmek ya da en azından cumartesi öğlenden sonra ve pazar öğlenden önce uçuşlarına göz atmak yararınıza olacaktır. Ayrıca erken rezervasyon yapmak, birçok tesiste daha uygun fiyatlar ile konaklamanıza olanak sağlayacaktır. Konaklama yapacağınız yerler için rezervasyon yaptırmadan önce fiyat değerlendirmesini birden fazla sitelerden kontrol etmenizde fayda var. Fiyatları kontrol edebileceğiniz ve rezervasyon yapabileceğiniz bazı web siteleri;
booking.com /  hostelworld.com 

  • Kampanyaları takip edin!

Özellikle uçak firmalarının dönemsel olarak yaptıkları kampanyalar sayesinde oldukça cazip fiyatlarla yurtdışına uçmanız mümkün olabilir. Bu kampanyalardan zamanında haberdar olmak için, firmaların mail listelerine üye olabileceğiniz gibi, çoklu firma araması yapmanıza olanak sağlayan site ve mobil uygulamalardan da yararlanabilirsiniz. Bunlardan en bilinen birkaçına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz;
Skyscanner / Aerobilet / Bavul.com / Momondo

  • Pasaport ve vize işlemlerinizi erken yapın!

Unutmayın! Pasaportunuzu yeni yıldan önce çıkartmak sizi tasarruf ettirir. Çünkü her yeni yılda pasaport harç fiyatları değişmektedir. Güncel pasaport harç ve değerli kağıt bedellerine  buradan ulaşabilirsiniz. Değerli kağıt bedelinin tüm pasaportlar için aynı olduğunu göz önüne alarak, daha uzun süreli pasaport almak daha mantıklı bir seçenek olacaktır. Ayrıca, eğer 25 yaşından küçükseniz ve öğrenciyseniz, şanslısınız. Çünkü yeni gelen düzenlemeyle beraber öğrenci belgesiyle kuruma başvurduğunuzda sizden harç bedeli talep edilmiyor. Ödemeniz gereken sadece pasaport cüzdan bedeli. Ama pasaportunuzun geçerlilik süresi için heveslenmeyin, verilen süre 1 ya da 2 yıl. Vize işlemleri için ise, erken başlamak, olası bir reddedilme durumunda , belgelerinizi güncelleyerek yeni bir başvuru yapmanız için size zaman tanır (Unutmayın! Schengen başvurusu ancak seyahatinize 90 gün veya daha az kaldığında yapılabilir).

  • Plan demek tasarruf  demek!

Gideceğiniz yer hakkında önceden yapacağınız küçük bir araştırma sizi birçok masraftan kurtarabilir. Örneğin, bir şehre uçak ile gidiyorsanız, ilk ve büyük harcamanız havalimanı transferiniz sırasında olabilir ancak yapacağınız küçük bir araştırma ile diğer alternatifleri kolayca öğrenip, bu harcamanızı oldukça düşük tutabilirsiniz. Havalimanından gideceğiniz yere ulaşabilmek için birçok seçeneğiniz olabilir. (metro, taksi, transfer araçları(Türkiye deki Havataş buna örnek olarak verilebilir) gibi ) Bu yüzden seçenekleri değerlendirerek en uygun fiyatlısını seçebilirsiniz. Yerel insanlarla temas kurabileceğiniz web sitelerini ve forumları ziyaret edin ve buralarda soru sormaya çekinmeyin, unutmayın ki, bu platformlar size yardım etmekten zevk duyacak insanlarla doludur. Ayrıca, eğer konaklama işinizi hallettiyseniz, tesisiniz ile iletişime geçerek şehir hakkında bilgi almak iyi bir seçenek olabilir. Bir diğer önemli nokta ise, şehir rehberleri ya da bloglar üzerinden seyahat edeceğiniz şehir hakkında bilgi almaktır. Böylece hem zamanı daha etkin kullanırken hem de gereksiz aktivitelere fazla harcama yapmak zorunda kalmazsınız.

  • Döviz bürolarına dikkat edin!

Eğer Türkiye'de paranızı çeviremeyeceğiniz bir ülkeye gidiyorsanız, dikkat etmeniz gereken iki temel nokta vardır. Birincisi paranızı Türk lirası olarak götürme hatasına düşmeyin (gideceğiniz ülkede büyük ihtimalle Türk lirası değişimi yapamazsınız) ve paranızı uluslararası alanda kabul gören Dolar ya da Euro gibi para birimlerine çevirerek götürün. İkinci nokta ise, döviz bürolarıdır. Bu bürolar, gizli komisyon ve düşük kur gibi uygulamaları ile sizi hatırı sayılır bir zarara uğratabilirler (Altın kural: 0 komisyon yazanlara bile asla güvenmeyin!). Bu noktada yapmanız gereken, paranızı onlara teslim etmeden önce, sonuçta elinize geçecek net parayı açık olarak size söylemelerini istemek ve bunu telefonunuza indirdiğiniz bir kur çevirici ile kontrol etmektir.  Döviz büroları ile ilgili bir diğer önemli husus ise, havalimanındaki döviz bürolarının kur oranlarının şehir merkezine oranla genellikle daha düşük oluşudur. Bu yüzden eğer şehre hava yolu ile ulaştıysanız, sizi şehre götürecek ve yanınıza da azda olsa bir miktar kalacak kadar para bozdurmanız lehinize olacaktır.

  • Yemek, içmek mühim ama...

Muhakkak gittiğiniz ülkenin kültürüne ait yiyecek ve içecekleri deneyin, hatta bunların gerçekten iyi olduğu düşündüklerine paranızı harcamaktan çekinmeyin (işte bu noktada neyin gerçekten nerede iyi olduğunu araştırmak hayati önem taşıyor). Ancak bu her öğününüzü bir restaurantta geçirmeniz anlamına gelmiyor. Unutmayın ki, birçok markette ülkelerin kendilerine has ürünlerini bulup, bunları restaurantlardan çok daha uygun fiyatlarla deneyebilirsiniz. Eğer otelde konaklamak yerine, mutfağı olan bir hostel ya da ev tercih ederseniz, bazı öğünlerinizi kendi hazırladığınız yemekler ile değerlendirebilirsiniz. Bu yüzden gittiğiniz ülkelerin yerel ve ucuz marketlerini öğrenenin buralardan alışverişinizi yapın. Örnek vermek gerekirse; biz marketlerden krem peynir, domates, reçel ve tost ekmeği alıp, bunlardan yaptığımız sandviçleri gün içerisinde öğün yerine geçmese bile atıştırmalık olarak tüketiyorduk ve oldukça işimizi görüyordu. 

12 Ekim 2016 Çarşamba

Kahve namına herşey: Istanbul Coffee Festival '16


Istanbul Coffee Festival
Ekim ayının soğuk sayılabilecek yağmurlu günlerine en iyi bir fincan kahve eşlik eder. Öyleyse bu ayın şerefine Istanbul Coffee Festival 2016'dan bahsedelim. Gittik, gördük, tattık, yedik efendim. Memnun kaldık mı? Kesinlikle!!. Festival ile ilgili daha önce yazdığımız yazıya da buradan ulaşabilirsiniz. 
Bu yıl festivale 8 Ekim Cumartesi ikinci seanstan katılmayı tercih ettik (ki kendisi biletleri ilk tükenen seans olurlar). Diğer seanslarda da durum bu şekilde miydi bilmiyoruz ancak bu seans bize biraz fazla kalabalık geldi. Zaman zaman yürümekte zorluk çektik ya da bir fincan kahve tatmak için uzun kuyruklar beklememiz gerekti. Bu yoğunluğun gerçekten artan bilet sayısından mı yoksa mekanın bir miktar küçük oluşundan mı kaynaklandığını açıkçası bilemedik ama buna rağmen oldukça iyi ve beklentimizi rahatça karşılayan bir organizasyon olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz.
Bilet fiyatları seans, tüm gün alımına göre değişiyor. Biz tek seans (4 saat sürüyor) olmak üzere biletleri 30 liradan aldık.
Her ne kadar kalabalıkta olsa, festival alanına attığımız o ilk adımla burnumuza gelen muazzam kahve kokuları o 4 saatin muhteşem geçeceğinin habercisiydi...

Neler yaptık?


Brew Lab - Özkan Yetik

Kahve içtik...

E tabi ki ilk başta etkiliğin temel taşı olan kahveleri tattık. Filtre, espresso ya da Türk kahvesi gibi temel ve gündelik hayatta sıkça tercih ettiğimiz kahvelerin envai çeşidini denedik ve karşılaştırdık.Bu  konuda ülkemizin ve dünyaca ünlü baristaların yapmış olduğu kahveleri denemek işin en eğlenceli yanlarından biriydi.Dünyanın değişik yörelerinden getirilmiş kahve çekirdekleri ile hazırlanmış birbirinden farklı sunumlarla ikram edilen kahveler insanın aklını başından almaya yetiyordu. Hepsini denemek mümkün olmasa da önemli bir bölümünü denemeyi başardık.Tabi ki sıradan bulduklarımız olduğu kadar farkını                                                                   açıkça ortaya koyanlarda vardı.

Aperatifleri tattık...

Festivalde kahveler kadar iddialı olan yan ürünlere de rastlamak mümkündü. Özellikle çikolata namında tatmin olacağımız ürünler bulmak zor olmadı. Acı biberli, tuzlu ya da özel üretilmiş kahveli çikolatalar... Tabi sadece bunlar değil, bisküviler ve lokumlar da kaçırılmayacak tatlardandı.

Hediyeler aldık...

Birçok stand kahve ya da yiyecek ikramının yanında küçük hediyelerle misafirlerini mutlu etmeye çalışıyorlardı. Kahve fincaları, bez torbalar, buzdolabı magnetleri, bardak altlıkları daha neler neler... Ayrıca birçok standda eğlenceli fotoğraflar çekilip bunların basılı hallerini alabiliyorduk.

Starbucks Reserve -
Baristalar Baha ve Mazlum 

Öğrendik...

Kahve,  kahve yapımı ve içimi hakkında işinin ehli baristalardan mükemmel ve paha biçilemez püf noktaları öğrendik. Farklı demleme yöntemleriyle demlenmiş kahveler, cold brew kahveler, aromalı kahveler, latte art.. kısacası tattığımız ve gördüğümüz onca şey, kahve ile ilgili bilgimize bilgi kattı. Bu festivalin en değerli kısmı sanırız ki burası...

Daha neler yaptık...
Festival bizlere sadece kahve çeşitleri veya kahveyle ilgili şeyler sunmakla kalmadı, ayrıca ekstra birçok imkan da sağladı. Mesela konser alanı; etkinlik süresince burnumuzdan kahve kokusu, kulağımızdan güzel müzik eksik olmadı. Eğer gezmekten yorulduysanız, kafeinden titremeye başladıysanız, karnınız guruldamaya veya 'Ben biraz kahveye mola vereyim başka bir şeyler içeyim' kafasındaysanız, deneyebileceğiniz birçok yiyecek ve içeceğin olduğu standlardan dilediğinizi alıp kendinizi sahnenin önündeki çimenlere atıyorsunuz efendim. İşte tam da bu ihtiyacınız olan festival havası... 

Istanbul Coffee Festival 2016 bizim için işte böyle geçti. Yedik, içtik, öğrendik...Bu yıl ki festivalin bize oldukça keyif verdiği bir gerçek. Önümüzdeki yıl festivale katılmak için şimdiden sabırsızlanıyoruz...
Festival Girişi

5 Ekim 2016 Çarşamba

Demleniyor....Istanbul Coffee Festival 2016

Tam olarak 'kahve tutkunu' insanlar diyemeyiz kendimize belki, ama kahve hayatımızın olmazsa olmazlarının en başında geliyor. İşte tam da bu yüzden, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Istanbul Coffee Festivali kaçırmamız mümkün değildi.Bu yıl Küçükçiftlik Parkta (Vodafone Arena'nın hemen üstü) 6-7-8-9 Ekim'de yapılacak festivale biletlerimizi aldık bile!!!.(Tamı tamına 8 bilet, biraz kalabalığız bu sene :) ). İlk senesinde bir takım "teknik aksaklıklar"dan dolayı katılamamıştık. Ancak geçtiğimiz yıl (2015) gittik, gördük, tecrübe ettik. Her ne kadar çıkışta kafeinden ellerimiz titrese de; bizim için kahve ile dolu mükemmel bir gün olmuştu. 
Ortak fikrimizdir ki, geçtiğimiz yıl festivalin Haydarpaşa Garı'nda düzenlenmesi işin keyfine keyif katmıştı. Zaten 'ne zaman önünden geçsek hep hayranlıkla baktığımız o heybetli binada en sevdiğimiz şeylerden birinin festivaline katılmak' bundan daha güzel ne olabilirdi ki? Hedefi tam 12'den vurmuşlardı bizim için. Şimdi biraz festivalden bahsetmek gerekirse;
  • Biletler
Festivale katılmak için önceden bilet temin etmek gerekiyor. Bu biletleri biletix üzerinden alabileceğiniz gibi kısıtlı sayıda bileti kapıda temin edebilirsiniz. Festival 4 gün 8 seanstan oluşuyor ve bir bilet bir seans (4 saat) size içeride kalma hakkı sağlıyor. (İsterseniz günlük ve kombine seçenekleri de mevcut)
  • Etkinlik alanı
Festival alanında oldukça çeşitli kahve markalarının standlarını bulmanız mümkün (En bilinen zincir markalardan, küçük kahve dükkanlarına kadar). Ayrıca kahve makineleri ve aksesuarları ile kahveyi tamamlayıcı tatların bulunduğu standlar da oldukça zengin. Her standın kendine göre ikramları ve hediyeleri var. Yani kısacası kahve ve türevlerine doyacaksınız!!!! :)
  • Diğer aktiviteler
Ayrıca eğer etkinlik programını incelerseniz, çok sayıda workshop ve seminer olduğunu göreceksiniz. Biletinizin kapsadığı saatlerdeki etkinliklerin hemen hepsine katılabilirsiniz ancak seçtiğiniz etkinliğin katılımlarının ekstra nitelikler gerektirip gerektirmediğini etkinlik programından kontrol etmeyi unutmayın. Ayrıca, bazı etkinliklere önceden kayıt gerekebilir ve bu etkinlikler genellikle oldukça hızlı dolarlar.

Bu festivale katılmak için kahve tutkunu olmanıza hiç gerek yok, sadece arada sırada kahve içen biri olun yeter.Herkese bir şeyler vadedebilen bir etkinlik ancak  sanırız ki, festivalin en iyi tarafı, bize gerçekten işinin ehli olan baristalarla birebir sohbet etme imkanı sağlaması. Kahveyi nasıl demlediklerinden, servis önerilerine kadar birinci ağızdan mükemmel bilgiler edinmek mümkün. Geçen yıl çok memnun kaldığımız etkinliğe bu yıl tekrar katılıyoruz (hem de küçük çapta bi' ordu ile) ve festival bitiminde tüm yaşadıklarımızı yine burada yazmış olacağız. Festival bitene kadar kahvenin eksik olmadığı musmutlu günler dileği ile....

2 Ekim 2016 Pazar

Biz kimiz, neden yazıyoruz?

97 senesi Eylül ayı, okullar açılıyor ve arkadaşlığımız başlıyor. Tam olarak ne zaman tanıştık ve arkadaş olduk, açıkçası hatırlamıyoruz ama o gün,bizim için arkadaşlığımızın ilk günü olarak anılıyor...8 sene ilkokul ve 4 sene lise eğitiminden sonra, yollarımız üniversite yıllarında ayrılıyor. Ama gariptir ki arkadaşlığımız bu senelerde eskisinden çok  daha kuvvetli hale geliyor. Amerika'yı keşfimiz, Avrupa ile tanışmamız ve ülkemizin dört bir yanına ayak basışımız tam da bu yıllara denk geliyor.  Bunca kurulan hayal,  yapılan plan, edinilen tecrübeden sonra artık bu arkadaşlığı bir blog ile taçlandırmak şart oluyor.

İşte şu an okuduğunuz bu blog, üç aşağı beş yukarı bu şekilde ortaya çıktı. Şimdiye kadar yaptığımız tüm seyahatlerimizi,  etkinliklerimizi, hep kendimiz planlamayı tercih ettik. Hazır olarak sunulanı kolayca almaktansa,  kendi emeğimizin ve kararlarımızın sonuçlarını yaşamak, bizim için hep daha heyecan vericiydi. İşte tam da bu yüzden, bu yola çıkacak olan herkese destek olmak, edindiğimiz tecrübeleri paylaşırken, (umarız) yakın zamanda yapacağımız yeni gezi ve etkinlikler için bilgi toplayabileceğimiz bu blogu yazmaya karar verdik.

Eğer yazılarımız ya da planlarımız (umarız mütemadiyen paylaşılacaklar :) ) hakkında söylemek, sormak ya da önermek istedikleriniz olursa, lütfen çekinmeden bize ulaşın. Direkt olarak blog üzerinden yorum yapabileceğiniz gibi,  sağ üst panelde bulunan 'sosyal'  butonunu kullanarak ,  tüm sosyal medya hesaplarımıza ulaşıp, ister özel ister herkese açık şekilde bizimle iletişime geçebilirsiniz. Unutmayın ki, sizinle iletişimde olmak bizi çok ama çok mutlu edecek:)
Çanakkale,2000
İstanbul,2015